• ISSN: 1308-9412 * e-ISSN: 2757-7120
  • 0(256) 214 48 21

Sayı 18

Sayı 18

  • Yayın Dönemi: 2017 - Temmuz
  • Cilt: 9

Makaleler

  Kemal Ramazan HAYKIRAN

 

Kurt Mu? Kuzu Mu? Şeyh Bedreddin ve İsyanı Üzerine Bazı Düşünceler

Öz

Osmanlıların beylik ölçeğinde bir devletten imparatorluğa geçiş aşamasında karşılaştığı ciddi olaylardan biri de Şeyh Bedreddin İsyanı’dır. Çelebi Mehmed Döneminde Fetret devrinin geride bırakıldığı narin bir dönemde 1415 yılında meydana gelen Şeyh Bedreddin İsyanı, tarihçiler tarafından bugüne kadar çok farklı şekillerde tanımlanmıştır. Şeyh Bedreddin kimilerince mezhebî bir isyan olarak tanımlanırken kimilerince de toplumsal ve sınıfsal dürtülerle hareket edilen bir isyan olarak kabul edilmiştir. Bu çalışmada Şeyh Bedreddin İsyanın meydana geldiği hem coğrafya hem de dönemin özellikleri ve koşulları göz önünde bulundurularak isyanın hangi koşullar altında ne gibi amaçlar güdülerek meydana geldiği yeni bir yorum ile tanımlanılmaya çalışılacaktır.

  8 - 19

  Şeyh Bedreddin, Çelebi Mehmed, Torlak Kemal, Börklüce Mustafa

 

  İndir

  Osman Kürşat ACAR, Muhammet Huzeyfe EFE, İsa ÇELİK

 

İnsan Kaynakları Yönetiminde Yetenek Yönetimi ve İşgücü Devir Hızı İlişkisi: Isparta Örneği

Öz

Küreselleşen dünyanın zorlu rekabet koşulları altında modernize olan çalışanlar ve firmalar, iş yaşamı içerisinde köklü değişime uğramışlardır. Bu değişimle birlikte işletmelerin, bu ortamda başarılı olabilmek adına çağdaş yönetim yapı ve uygulamalarını takip etmek zorundadırlar. Yeni gelişmelerden birisi olan yetenek yönetimi ise örgütler için önemli role sahip olmakla birlikte çalışanların işe alımı, eğitilmesi, geliştirilmesi ve yeteneklerinden en uygun şekilde yararlanılması sürecini kapsamakla birlikte, firmaların işgücü devir hızların düşürülmesi için önemli bir uygulamadır. Yapılan çalışmada Isparta’da 100 ve üzeri işçi çalıştıran firmalar arasından seçilen 5 işyerinin iş- gücü devir hızı ve yetenek yönetimi ilişkisi nitel analiz yöntemi ile incelenmiştir. Sonuç olarak Isparta firmalarında insan kaynakları yönetim anlayışının tam olarak benimsenmemesi, insan kaynakları yönetimi alanında çalışan profilinin yokluğu, şehrin işgücü arz ve talebi noktasında yetersiz olması, kıdem tazminatı, düşük ücret politikası, şirketlerin kurumsallaşamaması gibi nesnel nedenler ile beraber yetenek yönetim anlayışının tam olarak oturmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu çerçevede işgücü devir hızının düşürülmesine yönelik yetenek yönetimi eksenli çalışmalara yeterli düzeyde rastlanmamıştır.

  20 - 32

  Yetenek, Yetenek Yönetimi, İnsan Kaynakları Yönetimi, İnsan Kaynakları Yönetiminin Gelişimi, İşgücü Devir Hızı

 

  İndir

  Şeyma Gün EROĞLU

 

Postmodern Kültürlerde Biçimsel Olmayan Alt Kültür Oluşumları ve Yönetim İlişkilerini Etkileme Gücü

Öz

İş örgütleri, belirli mal ve hizmet üretmek için kurulurlar. İş örgütlerinin, planlama aşamasından başlayarak, ürünlerin nihai tüketiciye ulaşıncaya kadar geçen her aşamasına ilişkin iş ve görevler, ‚insanlar‛ aracılığıyla gerçekleşir. İş örgütlerinde çalışanlar, işlerin görülmesi esnasındaki karşılıklı faaliyetleri, duygu ve dü- şünceleri bağlamında birbirleriyle karşılıklı bir etkileşim içerisinde bulunurlar. Örgütlerde çalışanların karşılıklı etkileşim süreci sonucunda, biçimsel çalışma grupları yanında, çeşitli amaç ve hedefler doğ- rultusunda biçimsel olmayan gruplar halinde de örgütlenmeler meydana gelir. Küreselleşme süreciyle beraber büyük bir çeşitlenme gösteren postmodern kültür, iş örgütlerinde istihdam edilen insanların çalışma ortamındaki ilişkilerden doğan biçimsel olmayan gruplar yanında, makro-sosyolojik yapının üretmiş olduğu çeşitli alt kültür oluşumlarının örgütlerdeki uzantısı olan biçimsel olmayan grupların doğuşunu da hızlandırmıştır. Bu çalışmada, örgütlerdeki biçimsel olmayan gruplar incelenecektir.

  33 - 42

  Postmodern Kültür, Biçimsel Olmayan Alt Kültür Oluşumları, Yönetim İlişkileri

 

  İndir

  Mesut MEZKİT, İsa Çelik

 

Neo-Conizm’in Dehşetengiz ‚Gıda Emperyalizmi : PL 480 (ABD’nin Toplumları İçten Çürütme Stratejisi) - Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar Neyin Habercisi?

Öz

Hiç düşündük mü acaba, kalp krizinden ölümlerin niçin arttığını, insanların hastane kuyruklarında hayatlarını neden kaybettiğini? Nasıl olup da asırlardır dünyaya hükmetmiş bir milletin çocuklarının düşünmekten aciz hale geldiğini? Niçin maddi çürümüşlüğün manevi çöküşe yol açtığını? Milletimizin hastalıkların pençesinde kıvranmasını? Bunlara nelerin yol açtığını? Müslüman-Türk milletini sağlıklı beslenmekten alıkoyan gücün ne olduğunu? Düşünme kabiliyetini kaybettirip ruh hastalıklarının gün geçtikçe artmasına sebep olan etkenleri? Batı toplumlarında görülmeyen; ancak ülkemizde fazlasıyla mevcut hastalıkların ana kaynağını? Türk milletini deneme/uygulama sahasına çeviren zihniyetin asıl amacını? Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO)’ın ikinci bir aşama olup olmadığını? GDO’lar ile PL 480 arasında doğrudan bir bağlantı bulunup bulunmadığını? Nasıl bir sömürgeleştirme planlandığını?

  43 - 63

  PL 480, Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar,GDO, ABD’nin Toplumları İçten Çürütme/Çökertme Stratejisi, neo-conizm, gıda emperyalizmi

 

  İndir

  Yrd. Doç. Dr. Şeyma Gün EROĞLU, Dr. Erdal ALGA

 

Açık Sistem Açısından Örgütsel Muhalefet

Öz

Örgütler, bir takım ortak amaçları gerçekleştirmek üzere, belirli kaynakların bir araya getirildiği ve insanların işbirliği yaptıkları yapılardır. Örgüt kuramları incelendiğinde, sistem yaklaşımına kadar örgütlerin birer kapalı sistem oldukları kabul edilmiştir. Gerek klasik örgüt kuramı gerekse neoklasik örgüt kuramı olsun, her iki temel örgüt kuramı da örgütün çevresini ve çevresi ile olan iliş- kilerini ihmal etmiş ve örgütün içine odaklanmışlardır. Günümüze yaklaştıkça, örgütlerin, kendi içlerinde yoğun bir iç çevreye, dışarıda ise çok geniş bir sistem çevresine sahip oldukları anlaşılmıştır. Örgütlerin, küresel rekabet ortamında varlıkları- nı etkili ve verimli bir şekilde sürdürebilmeleri için, tam anlamıyla açık birer sistem olarak çalışmaları gerekmektedir. Örgütsel kararların alınmasında ve faaliyetlerin yürütülmesinde, açık bir sistem olan örgütün entropiye düşmeden sürekli yeni bilgi ve enerji sağlanmasında en iyi katkıyı sağlayacak olan imkan, ‚örgütsel muhalefet‛ olgusudur.

  64 - 86

  Açık sistem, örgütsel muhalefet, entropiyi önleme

 

  İndir

  Süleyman Faruk GÖNCÜOĞLU

 

İlk Mescitten Bugüne Camii

Öz

İlk mescitten bugüne cami; bir parola, bir gelenek, bir davranış biçimi, bir siluet, mimari alanda bir mekân oluşumu gibi vesaire birçok başlık içerisinde incelenebilecek kadar bir yaşam biçiminin mimarideki yansımasıdır. İslam ve insanlık kültür gelişimi içerisinde, minaresine atla çıkılan camiden, kırık bir aşk hikâyesiyle birlikte anlatıla gelen pek çok cami ve mescidi farklı yönleriyle de anlatabiliriz. Mimari yapılar, yapıldıkları dönemin gizlerini bize fısıldar gibidir. Neredeyse her dönemin kendine has bir mimarisi vardır. Toplumların mimari anlayışları ise çoğu zaman mensup oldukları dinin kültürü ve felsefesi etrafında şekillenir. İşte bu noktadan hareketle, projelerinde sadece bina değil, adeta bir hayat sahasıdır. Mahalleler, şehirlerin ilk başlangıç noktasıdır. Onun da merkezi yani sıfır noktası camii ve mescitlerdir. İslam şehir planlamasında cami ve mescit şehrin kalbinde yer alır. Cami ve mescit etrafında şehirler kurulur ve gelişir. İslam medeniyeti, manevi anlamda camiyi; sosyal, kültürel ve siyasal bir merkez olarak, toplumun nabzı haline getirirken, şehrin merkezine bir cami yerleştirerek bunu görsel anlamda da desteklemiş olur.

  87 - 101

 

  İndir

  Mesut MEZKİT, Yrd. Doç Dr.İsa Çelik

 

Siyonist-Haçlı İttifakının Göçmen Sorununa Kör Bakışı ve Ensar Ülke: Türkiye

Öz

Göçmen meselesi, ülkemizin ve dünyanın en büyük sorunudur. Türkiye, göçmenlerin geçiş konumunda ya da ikamet ettikleri ülke olmasından dolayı maddi ve manevi çok fedakarlık da bulunmuştur. Özellikle göçmenlere misafir gibi tavır göstermesi çok mühimdir. Türkiye göçmen barındırmada da göçmenlere yardım etmede de dünyada birinci sıradadır. Ancak Batı dünyası,daha doğ- rusu Yahudi-Hıristiyan Haçlı ittifakı göçmen meselesini görmezden gelmektedir. Bu makalede Türkiye ve Batı ‘nın göçmen konusuna yaklaşımı ele alınacaktır.

  102 - 107

  ensar, muhacir,Yahudi-Haçlı İttifakı,Göçmen, Göçmenllik,Türkiye

 

  İndir

  -

 

Göçmen Sorununa Genç Bakış Yarışmasının Ödülleri Sahiplerini Buldu

Yeni Fikir Stratejik Araştırmaları Derneği (Yeni Fikir SAM), Türkiye Kızılay Derneği Aydın Şubesi ve Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) iş birliğiyle düzenlediği ‚Göçmen Sorununa Genç Bakış‛ konulu yarışmanın ödül töreni, 11 Mayıs 2017 tarihinde ADÜ Atatürk Kongre Merkezi’nde gerçekleşti. Yeni Fikir SAM; Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) ve Türkiye Kızılay Aydın Şubesi ile ortaklaşa yapmış olduğu ‚Göçmen Sorununa Genç Bakış‛ konulu makale, kısa film ve hikaye yarışmasına 48 eser başvuruda bulundu. Göçmen sorununu uluslararası arenaya duyurmayı kendilerine hedef edinen Yeni Fikir SAM, yarışmaya katılan bütün eserleri Türkçe dahil 11 dile çevirip yayınlayacak. İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığı tarafından desteklenen ‚Göçmen Sorununa Genç Bakış‛ konulu yarışmada ilk 5’e giren üniversite öğrencileri altın ve çeşitli hediyelerle ödüllendirildi. Kısa film yarışmasında ikinci ve beşinci olan filmlerde yer alan göçmenler de ödül törenine katıldı.

  108 - 119

 

  İndir

  İsa ÇELİK

 

Editörden

Sosyal Bilimler alanında birçok konuyu içeren, gelecek nesillere kaynak gösterilmesi adına çabaladığımız dergimizin 18.sayısıyla karşınızdayız.

Akademik ve fikrî bir araştırma dergisini birlikte yürütmenin zorluğu ortadadır. Bu manada, bir taraftan hakemli yazıların sürece bağlı olması ve akademik kurallara uymayan makalelerin reddi, zaman zaman sıkıntılara sebep olmaktadır. Belli bir emekle kaleme alınan makalelerin reddedilmesi yazarı açısından zorluklar içermektedir. Ama bu durum, hakemli dergilerin olmazsa olmazlarındandır.

Araştırma - inceleme yazılarında makale sahiplerinin akademik isimlerle yayımlanması talebi, bizi zorlayan konulardandır. Bu tarz yazılar, hakeme gönderilmeden, yayın kurulunun oybirliği veya oy çokluğu ile kabulünden sonra yayımlanması, akademik sıfatları gereksiz kılmaktadır. Ancak biz, yine de bu vasıfları yayımlamaktayız.

Yeni Fikir Dergimizin formatını, diğer hakemli dergilerde olduğu gibi, alışagelmiş düzen ve içerik halinde görmek isteyen bazı okurlarımız mevcut. Bu yöndeki değerlendirmelerini aldığımızda seviniyoruz. Uzmanlık alanında bile yeterli bilgi birikimine, araştırmaya ve yeniliğe sahip olmayan bir kısım akademisyenin bulunduğu ülkemizde, dergimizin okunduğunu, incelendiğini görmek bütün yorgunluğumuzu aldığı gibi bizleri güçlendiriyor. Dergimizi yayın hayatına geçirme amacımız; adından da anlaşılacağı üzere sadece akademik yazıları değil, akademisyen olmayan kişilerin araştırma ve fikir yazılarını da uluslararası kişi ve kurumlara tanıtarak alışılmışın dışında, yayın hayatında farklı bir çığır açmaktır. Bu bağlamda akademik yazılarımız için yazım kuralları ve birbirinden değerli hakem heyetimiz vardır.

Yeni Fikir Dergisi’nin yayına hazırlanmasında emeği gecen Yayın Kurulu Üyelerimize, bizden manevi desteğini ayırmayan fedakar hakemlerimize, yabancı dil komisyonumuza, yazılarını gönderen değerli araştırmacılarımıza, dergimizin basımını gerçekleştiren teknik sorumlumuza teşekkürlerimizi sunuyoruz. 19. sayımızda tekrar buluşmak dileğiyle…


 

  İndir