• ISSN: 1308-9412
  • 0(256) 214 48 21

Sayı 3

Sayı 3

  • Yayın Dönemi: 2009 - Sonbahar

Makaleler

  Doç Dr. Ensar NİŞANCI, Yrd. Doç. Dr. İshak TORUN

 

İslami Siyasal Kimliğin Dönüşümünde Öznelerin Rolü ve Demokratikleşme Sorunu

İslamcılık, günümüz Türkiye’sine ilişkin sürdürülen sosyal ve siyasal içerikli akademik ya da medyatik tüm kamusal tartışmaların en önemli referanslarından biri haline gelmiş bulunuyor. Gerçekten de çağdaş Türkiye’ye ilişkin tartışmaların bu uğrağa değinmeden tutarlı ve yeterince güvenli bir yol izlemeleri pek mümkün görünmüyor. Zira kamusal alandaki İslami görünürlüğünün dramatik artışı ve bu bağlamda İslami / İslamcı hareketlerin çağdaş Türkiye’deki yeri ve değişiminin anlamlandırılması, bugünün toplumsal ve siyasal atmosferinin anlaşılmasında, önemli ve ayrıcalıklı bir yer tutuyor.

  6 - 16

 

  İndir

  Süleyman Faruk GÖNCÜOĞLU

 

İlk Mescitten Bugüne Camii

İlk mescitten bugüne cami; bir parola, bir gelenek, bir davranış biçimi, bir siluet, mimari alanda bir mekân oluşumu gibi vesaire birçok başlık içerisinde incelenebilecek kadar bir yaşam biçiminin mimarideki yansımasıdır. İslam ve insanlık kültür gelişimi içerisinde, minaresine atla çıkılan camiden, kırık bir aşk hikâyesiyle birlikte anlatıla gelen pek çok cami ve mescidi farklı yönleriyle de anlatabiliriz.

  22 - 29

 

  İndir

  Yrd. Doç Dr. Mustafa GÜNEŞ

 

Kütahyalı Gaybî Sun’ullah’ın Şiir Dünyası (Keşfü’l-Kıta) İle İlgili Bazı Tespitler

Kütahya’da daha çok “Hüdâ Rabbim” unvanıyla tanınan Kütahyalı Gaybî Sun’ullah Efendi, XVII. yüzyıl mutasavvıf şâirlerindendir. 1649’da babasının tavsiyesiyle İstanbul’a gitti. Burada hocası İbrahim Efendi’ye intisâb eden Gaybî, İbrahim Efendi’nin dergâhında altı sene kalarak, çile doldurdu, onun halifesi oldu. Samimi ve anlaşılır bir Türkçe ile duygularını ifade ederek iyi bir Yunus takipçisi olduğunu gösterdi. Şiirlerinde, hem hece veznini hem de aruz veznini kullandı. Divanında, 99 beyitlik “Keşfü’l-Gıta” adlı meşhur bir kasîde bulunmaktadır. Gaybî’nin tanınmış şiirlerinden biri olan Keşfü’l-Gıta’da, yaratılışa ait özel konular ele alınmıştır. Bu şiir, bazı müstensihler (el yazısı ile yazarak eseri çoğaltan yazıcılar) tarafından ya Divan’ın başında ondan bir parça olarak ya da sonunda bir devamı şeklinde nüshalara alınmıştır. Bu şiir, içerik itibarı ile Gaybî Divanı’nın özeti olarak kabul edilebilir. Gaybî, kâinattaki bütün varlığı Allah’ın tecellisi yani değişik suretlerdeki görüntüsü veya yansıması olarak kabul eder. Şâir, ünlü kasidesinin ilk beytinde, eşyânın görünen ve görünmeyen yüzünde Hudâ’dan başka bir hakikat bulunmadığı ve her şeyin tek varlıktan ibaret olduğu ifâde edilmektedir. Kasidenin ilk beyti, şâirin bütün fikirlerinin özeti olarak kabul edilir. Biz yazıda, bu şiirin genel muhtevasından ve bazı beyitlerinde ele alınan konular üzerinde durulacaktır. Anahtar kelimeler! Kütahyalı Gaybî Sun’ullah Efendi, Yunus Emre takipçisi, Keşfü’l-Gıta.

  30 - 39

  Kütahyalı Gaybî Sun’ullah, Şiir, Keşfü’l-Kıta

 

  İndir

  Araştırmacı-Yazar Mesut MEZKİT

 

Neo-Conizm’in Dehşetengiz “Gıda Emperyalizmi”: PL 480 (ABD’nin Toplumları İçten Çürütme Stratejisi)

Hiç düşündük mü acaba, kalp krizinden ölümlerin niçin arttığını, insanların hastane kuyruklarında hayatlarını neden kaybettiğini? Nasıl olup ta asırlardır dünyaya hükmetmiş bir milletin çocuklarının düşünmekten aciz hale geldiğini? Niçin maddi çürümüşlüğün manevi çöküşe yol açtığını? Milletimizin hastalıkların pençesinde kıvranmasını? Bunlara nelerin yol açtığını? Müslüman-Türk milletini sağlıklı beslenmekten alıkoyan gücün ne olduğunu? Düşünme kabiliyetini kaybettirip; ruh hastalıklarının gün geçtikçe artmasına sebep olan etkenleri? Batı toplumlarında görülmeyen;ancak, ülkemizde fazlasıyla mevcut hastalıkların ana kaynağını? Türk milletini deneme/uygulama sahasına çeviren zihniyetin asıl amacını? Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO)’ın ikinci bir aşama olup olmadığını? GDO’lar ile PL 480 arasında doğrudan bir bağlantı bulunup bulunmadığını? Nasıl bir sömürgeleştirme planlandığını?

  40 - 49

  PL 480,GDO

 

  İndir