• ISSN: 1308-9412
  • 0(256) 214 48 21

Sayı 6

Sayı 6

  • Yayın Dönemi: 2010 - Aralık

    Makaleler

      Prof. Dr. Duran NEMUTLU, Fatma KARAKAYA

     

    Yeni Roman

      7 - 19

     

      İndir

      Yücel OĞURLU

     

    DAĞISTAN HALKLARI VE DİLLERİ

      20 - 35

     

      İndir

      Reiese Dünyamalıyeva

     

    Azerbaycan Hukukunda Miras Hakkının Korunma Usulleri

     

      İndir

      Celalettin Serinkan

     

    Denizli Kobi’lerinin Stratejik Yönetim Uygulamaları Üzerine Bazı Değerlendimeler

      50 - 61

     

      İndir

      Yrd. Doç. Dr. Hilmi DEMİRKAYA, Dr. Mustafa SAĞDIÇ

     

    Burdur Küçük Sanayi Sitesi Çalışanlarının Mesleklerine ve Eğitimlerine İlişkin Görüşleri

    Çalışmanın amacı, Burdur Küçük Sanayi Sitesi çalışanlarının mesleklerine ve eğitimlerine ilişkin görüşlerini inceleyerek sorunların belirlenmesi ve çözümü için önerilerde bulunulmasıdır. Araştırma tanımlayıcı bir araştırmadır. Araştırma Burdur Küçük Sanayi Sitesinde çalışan çırak, kalfa ve ustaları kapsamaktadır. Yapılan ön görüşmede, araştırmaya katılmak isteyen bireylerin sayısı belli olmuş ve çalışan 112 çırak, kalfa ve usta ömeklemi oluşturmuştur. Veriler, araştırmacılar tarafından geliştirilen ve uzman görüşü alınan "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" ile araştırmacılar tarafından, çalışan çırak, kalfa ve ustalarla yü z yüze görüşerek toplanmıştır. Ayrıca bazı sorular için, katılımcıların ifadelerinin yanı sıra, araştırmacı gözlemlerinden de yararlanılmıştır. Veriler, nitel metin içerik analizi ve SPSS (Statistical Program for Social Science) v. 15,0 paket programı ile frekans tabloları oluşturularak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, Burdur Küçük Sanayi Sitesi çalışanlarının meslek ve eğitimleri bakımından pek çok problemle karşı karşıya olduklarını ortaya çıkarmıştır.

      62 - 77

      Küçük sanayi sitesi çalışanları, meslek, eğitim, görüşme, nitel çalışma

     

      İndir

      Yrd. Doç. Dr.,Bünyemin Gürpınar

     

    KURUMSAL YÖNETİM, VEKÂLET SORUNU VE REKABET AÇISINDAN TTK TASARISI MADDE 369 ÜZERİNE BİR İNCELEME

    Anonim şirketlerde yönetim faaliyeti çoğunlukla profesyonel yöneticiler tarafından yerine getirilir. TTK, anonim şirket yönetim kurulu üyesi olarak görev yapabilmek için pay sahibi olma koşulunu getirmiş olmakla beraber, uygulamada sembolik pay sahipliğinin yeterli olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla yönetim kurulunun kurul olarak ve üyelerin bireysel olarak profesyonel yönetici niteliği, gerek sembolik pay sahipliği gerekse etkili pay sahipliği durumunda devam etmektedir. Anonim şirketlerde yönetim faaliyetleri yerine getirilirken, pay sahipleriyle yöneticiler arasında çeşitli çıkar çatışmalarının meydana gelmesi olasıdır. Bunlara "dikey çıkar çatışmaları" denmektedir. Bu çatışmanın temelinde, temsil ilişkisine dayanan yetki devrinin, çatışan çıkarlar doğrultusunda kötüye kullanılma olasılığı vardır. Buna vekâlet sorunu (agency problem)1 denmektedir.

      78 - 94

      KURUMSAL YÖNETİM, VEKÂLET SORUNU, REKABET , TTK TASARISI, MADDE 369

     

      İndir

      Yrd. Doç. Dr. Mustafa GÜNEŞ

     

    Kütahyalı Gaybı Sun’ullah’ın Şiir Dunyası (Keşfu’l-Kıta) ile İlgili Bazı Tespitler

    Kütahya’da daha çok “Hüdâ Rabbim” unvanıyla tanınan Kütahyalı Gaybî Sun’ullah Efendi, XVII. yüzyıl mutasavvıf şâirlerindendir. 1649’da babasının tavsiyesiyle İstanbul’a gitti. Burada hocası İbrahim Efendi’ye intisâb eden Gaybî, İbrahim Efendi’nin dergâhında altı sene kalarak, çile doldurdu, onun halifesi oldu. Samimi ve anlaşılır bir Türkçe ile duygularını ifade ederek iyi bir Yunus takipçisi olduğunu gösterdi. Şiirlerinde, hem hece veznini hem de aruz veznini kullandı. Divanında, 99 beyitlik “Keşfü’l-Gıta” adlı meşhur bir kasîde bulunmaktadır. Gaybî’nin tanınmış şiirlerinden biri olan Keşfü’l-Gıta’da, yaratılışa ait özel konular ele alınmıştır. Bu şiir, bazı müstensihler (el yazısı ile yazarak eseri çoğaltan yazıcılar) tarafından ya Divanın başında ondan bir parça olarak ya da sonunda bir devamı şeklinde nüshalara alınmıştır. Bu şiir, içerik itibarı ile Gaybî Divam’mn özeti olarak kabul edilebilir. Gaybî, kâinattaki bütün varlığı Allah’ın tecellisi yani değişik suretlerdeki görüntüsü veya yansıması olarak kabul eder. Şâir, ünlü kasidesinin ilk beytinde, eşyânın görünen ve görünmeyen yüzünde Hudâ’dan başka bir hakikat bulunmadığı ve her şeyin tek varlıktan ibaret olduğu ifâde edilmektedir. Kasidenin ilk beyti, şâirin bütün fikirlerinin özeti olarak kabul edilir. Biz yazıda, bu şiirin genel muhtevasından ve bazı beyitlerinde ele alınan konular üzerinde durulacaktır.

      95 - 104

      Kütahyalı Gaybî Sun’ullah Efendi, Yunus Emre takipçisi, Keşfü’l-Kıta.

     

      İndir

      Doç. Dr. Ensar NİŞANCI, Yrd. Doç. Dr. İshak TORUN

     

    İslami Siyasal Kimliğin Dönüşümünde Öznelerin Rolü ve Demokratikleşme Sorunu

    İslamcılık, günümüz Türkiye’sine ilişkin sürdürülen sosyal ve siyasal içerikli akademik ya da medyatik tüm kamusal tartışmaların en önemli referanslarından biri haline gelmiş bulunuyor. Gerçekten de çağdaş Türkiye’ye ilişkin tartışmaların bu uğrağa değinmeden tutarlı ve yeterince güvenli bir yol izlemeleri pek mümkün görünmüyor. Zira kamusal alandaki İslami görünürlüğünün dramatik artışı ve bu bağlamda Islami / İslamcı hareketlerin çağdaş Türkiye’deki yeri ve değişiminin anlamlandırılması, bugünün toplumsal ve siyasal atmosferinin anlaşılmasında, önemli ve ayrıcalıklı bir yer tutuyor.

      105 - 120

     

      İndir

      Yrd. Doç. Dr. Abdülkadir Hakim AKIL, Canan KÜÇÜKALİ

     

    Uluslararası Hukuk Bakımından Kendî Kaderini tayin Etme Hakkı ve Çeçenistan Sorunu

    Halkların Kendi Kaderini Tayin Etme Hakkı (The S e lf -D e te rm in a tio n o f P e o p le s)” , İlk ç ağ d ü şü n ü rlerinden A ris to ’nun “Büyük imparatorluklar ile değil, şehir devletleri ile en iyiye ulaşılacağı” düşüncesinden hareketle Yunanistan’da 158 şehir devleti tarifine kadar eskiye uzanmaktadır. Ç e ş itli m ille tle ra ra s ı sözleşmelere ve andlaşmalara konu olan ve halen gündemdeki yerini kaybetmeyen bu kavram, ülkelerin uluslararası hukukta varlığını kabul ettikleri fakat kendi açılarından zararı olabileceği d ü şü n c e s iy le tan ım ın ı y apm ak tan k a ç ın d ık la rı ve sınırlarını belirleyemedikleri günümüze değin tartışmalara konu olmuş esnek bir kavramdır. Ayrıca belirtmek gerekir ki, her ne kadar iç içe girmiş olsalar da kendi kaderini tayin etme hakkı ile azınlık hakları farklı kavramlardır. Bu nedenle, bizim burada konuyu sadece kendi kaderini tayin etme kavramı çerçevesinde ele alacağımızı vurgulamak gerektiği kanaatindeyiz.

      121 - 146

      Uluslararası Hukuk, Çeçenistan, Self-Determinasyon, Bağımsızlık, Azınlıklar, Kafkaslar

     

      İndir

      Yrd.Doç.Dr. Mustafa Güneş

     

    Bizim Yunûs’un Sözü

    Bir düşünceyi eksiksiz anlatan kelime dizisi şeklinde tarif edilen söz, Türk kültür ve edebiyatında önemli bir yere sahiptir. Hayat, güzel sözle anlam kazanır. Bunun için ilk İslami devir ata yadigârlarımızdan Kutadgu Bilig'de söze geniş yer verilmiştir. Yûnus'un sözü, lafız, anlam ve ahenk açısından mükemmeldir. Onun sözlerini etkili kılan, düzgün söyleyiş ve güzel ifadesinin yanında, Kur'an ahlakını kendisine ilke edinmesidir. Sözün etkili olabilmesi için öncelikle söyleyen tarafından uygulanması gerekir. Bu sebeple Kur'an'da yapmadıklarını söyleyenler, hiç iyi karşılanmamıştır. Sözün etkisini araştırırken özellikle şu dört unsuru dikkate almak gerekir: Bir sözü, kim, kime, niçin ve hangi makamda söylemiştir? Yûnus'un sözlerini, bu açılardan incelediğimiz zaman, bunların “şöyle böyle" sözler olmadığı görülür. Onun, çağları aşan fasih sözlerini (şiirlerini), mana âleminden ilham alarak gönül diliyle ahlaki değerleri takviye etmek amacıyla muhtaç kimseler için söylediği ifade edilebilir. Şiir, söze güzel biçim verme işidir. Gerçek şiirin, zamanın geçmesiyle güzelliği bozulmadığı gibi kıymeti de artar. Bir sözün, zamana karşı direnip güzelliğini devam ettirmesi klasik kelimesiyle ifade edilir. Zamanla değeri daha da yükselen Yûnus'un sözleri, T ürk klasikleri arasında yerini almıştır. Az sözle çok şey anlatmaya müsait bir dil olan Türkçe, Yûnus' un etkili, yalın anlatımına zemin hazırladı ve eşine az rastlanan şiirlerinin oluşumuna katkıda bulundu. Yûnus'un sözlerinin yedi yüzyıl boyunca nesilden nesle büyük bir sadakatle aktarılmasının bir sebebi de Türkçenin sezgisel güç özelliğini şiire yansıtabilmiş olmasıdır. Yazımızda Yûnus'un sözü, divanında geçen beyitler (sözle ilgili) ışığında ele alınacaktır.

      147 - 155

      Söz, Sözün Değeri, Yûnus Emre

     

      İndir

      Dr. Ayşin SATAN

     

    İlköğretim İkinci Kademede Okuyan Öğrencilerin Cinsiyet Ve Okul Türü İle Zorbaca Davranışlar Arasındaki İlişkinin Analizi

    Bu araştırmanın amacı ilköğretim 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin, okul türü ve cinsiyete bağlı olarak maruz kaldıkları zorbalık türleri, zorbaca davranışların okulda ne şekilde ne sıklıkla nerelerde olduğu ve öğretmen, öğrenci ve yöneticilerin zorbaca davranışları nasıl değerlendirdiklerini incelemek ve mevcut durumu ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda Akran Zorbalığı Değerlendirme anketi uygulanmıştır. Elde edilen veriler frekans, yüzdelik ve kay-kare testleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırmaya 288 kız ve 208 erkek olmak üzere toplam 496 öğrenci katılmıştır. Bu öğrencilerin 321'i resmi ilköğretim okullarına 175'i de özel ilköğretim okullarına devam etmektedir. Yapılan analizlerde öğrencilerin %63.3'ü zorbalığa uğramaktadır. Cinsiyete göre kız öğrencilerin %52.2'si, erkek öğrencilerin % 42.8'si sözel zorbalığa maruz kalmaktadır.

      155 - 189

      Okulda zorbalık, kurban, zorba

     

      İndir

      Araştırmacı- Yazar Mesut Mezkit

     

    Osmanlı; İslam-Türk Medeniyetidir

      190 - 196

     

      İndir

      Tarihçi Fatih GÜLDAL

     

    Tarih Ders Kitapları İçerisinde Ötekileştirilen Araplar

    Bu makalede Türkiye'de Milli Eğitim Bakanlığına bağlı liselerin birinci, ikinci ve üçüncü sınıflarında okutulan tarih ders kitaplarında Arap imajının nasıl oluşturulduğu, Arap halkının tarihine ne kadar yer verildiği ve karşılıklı ilişkilerde nasıl bir dil kullanıldığına dikkat çekilmek istenmiştir. Zaman olarak çok geniş bir dönem taranmış, cumhuriyetin ilanından günümüze kadar okutulan tarih ders kitaplarının neredeyse tamamı incelenmiştir. Bunun yanında ders kitaplarındaki bilgilerin bu iki halkın ilişkilerine olan etkisine de kısaca değinilmiştir.

      197 - 208

      Araplar, Türkler, tarih ders kitapları, ötekileştirme

     

      İndir

      Ömer GEDİK

     

    3984 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun Çerçevesinde Görsel ve İşitsel Kitle İletişiminde Tekelleşme Yasağı

      209 - 222

     

      İndir

      Süleyman Faruk Göncüoğlu

     

    Seyahatnamelerde İstanbul

      223 - 235

     

      İndir

      Yrd. Doç. Dr. MUSTAFA BIYIKLI

     

    Mustafa Kemal Atatürk’ün Uluslararası "Barış Yolu" Projesi

    Mustafa Kemal Paşa, uluslararası barışa önem veren ve önceliği barış olan bir liderdi. Ona göre, barışın bozulmaması ve anlaşmazlıkların ortadan kalkması için bütün dünya ülkeleri gayret etmeliydi. Bu yüzden onun "Yurtta barış, dünyada barış" sözü barışın simgesi haline geldi ve Mustafa Kemal Paşa liderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin dış politikası barışçıl esaslara dayandırıldı. Türkiye Cumhuriyeti, 1923-1938 yılları arası Mustafa Kemal Atatürk'ün "barış yolu" projesiyle, bölgesinde ortak barış ve ortak güvenlik için elinden geleni yaptı.

      236 - 242

      Mustafa Kemal Atatürk, Tevfik Rüştü Aras, dış politika, barış politikası, barış yolu projesi, ortak barış, ortak güvenlik

     

      İndir